Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın değişiklik
teklifi ile gündeme getirdiği, sonra Başbakanlık müdahalesi
ile son şeklinin verildiği “Yabancıların Çalışma İzinleri
Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına
İlişkin Kanun Tasarısı”, TBMM Sağlık, Aile, Çalışma
ve Sosyal İşler Komisyonu’nun 22.06.2006 tarihli toplantısında,
hiçbir önerimiz kabul edilmeyerek Meclis Genel Kurulu’na
sevk edildi.
Siyasal iktidar bu tasarı ile:
1. Yabancı mimar ve mühendisler hakkında
6235 sayılı TMMOB Yasasının ve 3458 sayılı Mühendislik
ve Mimarlık Hakkında Yasasının uygulanmayacağını,
2. Akademik ve mesleki yeterliliği kanıtlanmamış
yabancı mimar ve mühendislere; ülkemiz kapısının hiçbir
kısıtlama olmaksızın sonuna kadar açık olduğunu,
3. Bu ülkenin mühendis, mimar ve şehir plancılarının
kendi ülkesinde aslında “yabancı” olduğunu,
4. Yabancı mühendis, mimar ve şehir plancısı
ile bu ülkenin mühendisinin, mimarının ve şehir plancısının
haksız bir rekabetin içinde olması gerektiğini, söylüyor.
Bu tasarısı, hukuksal, bilimsel, teknik ve her türlü
maddi temelden yoksundur. Siyasal iktidar bu tasarıyı
meclise getirmekle; açıkça “ne yapacağını şaşırdığını”
ilan etmektedir.
Bu tasarının 14. maddesinde; “Avrupa Birliğine üye ülkelerden
veya Bakanlar Kurulunca belirlenecek diğer ülkelerden
gelecek yabancı mimar ve mühendislerin çalışma izinlerinin
verilmesinde, diploma ve ilgili meslek odasına kayıtlı
olduğuna dair belgenin ibrazı halinde, 27/1/1954 tarihli
ve 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği
Kanununun 34 üncü ve 35 inci maddeleri ile 17/6/1938
tarihli ve 3458 sayılı Mühendislik ve Mimarlık Hakkında
Kanunun 1 inci ve 7 nci maddeleri uygulanmaz.” denilmektedir.
Bu madde ülkemizin mühendisleri, mimarları ve şehir
plancıları adına söylüyoruz ki: Bizim tarafımızdan asla
kabul edilemez.
Bu madde, egemen bir devletin kendi kurumlarını ve yetkilerini
inkar eden, hiçbir ulusal kuralı tanımayan, yetişmiş
teknik elemanlarını ulusal ve uluslararası sermayenin
çıkarları adına yok sayan bir anlayışın maddesidir.
Bu tasarı yanlışlıkla(!) ve bu haliyle yasalaştığında,
sonuçları ne olacaktır?
1. Akademik ve mesleki yeterliliği
kanıtlanmamış kişiler bu ülkede “mühendislik, mimarlık,
şehir plancılığı mesleğini” icra edebilecek duruma geleceklerdir.
Oysa her ülkenin olduğu gibi, ülkemizin de “diploma”
verilmesini düzenleyen, yasayla tanımlanmış bir kurumu
vardır. Bugün, yabancı bir üniversiteden mezun olmuş
bir şahsın -ister yabancı ülke vatandaşı, ister yurttaşımız
olsun- diploma denkliğini veren kurum Yüksek Öğretim
Kurumu’dur. Tasarıya göre ise, üniversite denkliğinin
akademik kurum tarafından kanıtlanmasının gereği bulunmamaktadır.
Bu anlamda, bu meslek ile ilgili “akademik bir alan”
kaosa sürüklenecektir.
2. Bu tasarı yasalaştığında, yurtdışında
okuyan ülkemiz vatandaşı, başka bir ülke vatandaşı ile
yurtdışındaki aynı üniversiteden mezun olup ülkemize
çalışmaya geldiğinde, yurttaşımız için denklik belgesi
aranacak ama yabancı ülke vatandaşı için aranmayacaktır.
Bu yaklaşım, Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykırıdır.
Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu’nun 1998/780
Esas, 1999/307 sayılı kararına göre akademik yeterliliği
kanıtlanmamış kişilerin mühendislik, mimarlık ve şehir
plancılığı yapamayacaklarına ilişkin kararı siyasal
iktidar tarafından bu düzenleme ile yok sayılmaktadır.
Yargı kararlarını aşmak için yasal düzenleme yoluna
gitmek, olsa olsa bir teslimiyetin ifadesidir.
3. Ülkemizde, mühendislik, mimarlık
ve şehir plancılığı alanındaki “mesleki yeterliliği”
belirleyen kurum TMMOB’dir. Meslek disiplini ve icrası
için gerekli meslek kuralları doğal olarak ve tüm dünyada
kabul gördüğü şekli ile, meslek kuruluşlarınca belirlenmektedir.
Yasa tasarısı ile TMMOB ve bağlı odalarına “yabancı
ülke vatandaşı meslek mensuplarına hiçbir kural uygulamayınız”
denilmektedir. Bu tasarının mantığı, öncelikle meslek
kuruluşlarının varoluş gerekçesine aykırıdır. Ülkemizde
hukukun üstünlüğünü savunanlar, öncelikle ve asgari
olarak; kendi yurttaşları için ne istiyorlarsa, yabancı
ülke vatandaşları için de onu istemelidirler. Kural
tanınmaz bir şekilde bütünleşilmeye çalışılan AB ülkeleri
arasında dahi, “diğer ülke vatandaşlarına, en fazla
kendi yurttaşlarına tanınmış hakları tanıyan” bir anlayış
varken, ülkemizin muz cumhuriyeti konumuna düşürülmek
istenmesi, anlaşılabilir bir tutum değildir.
4. Bu tasarı yasalaştığında, “denetimsiz
hizmet sunumu”nun önü açılacaktır. TMMOB Yasası’nın
gerekçesinde “mühendislik ve mimarlık hizmetinin ülke
güvenliği ile yakından ilgili olduğu” saptaması vardır.
“Ülkemize denetimsiz yabancı girişi” ve dolayısıyla;
meslek mensuplarının denetimini ortadan kaldıracak yasal
düzenlemeler, mühendislik hizmetini kamu çıkarından
ve ülke güvenliğinden uzak bir noktaya getirecektir.
5. Bu tasarı yasalaştığında, haksız
rekabetin önü açılacaktır. Yabancı “kilit ve idari”
personelin, mühendislik, mimarlık ve şehir plancılığı
alanındaki tüm kurallardan muaf tutulması, yabancı meslek
mensuplarının akademik ve mesleki yeterliliğinin aranmaması;
ülkemiz mühendislerinin, mimarlarının ve şehir plancılarının
mesleklerini icrasını engelleyecek ve meslek bürolarının
kapanmasını gündeme getirecektir.
Uyarıyoruz:
Mühendislik, mimarlık ve şehir plancılığı mesleğinin
icrası için aranan koşullar, yabancı-yerli ayrımı yapılarak
düzenlenemez. Yurttaşların aleyhine ve eşitlik ilkesine
aykırı olan bu tasarının ne bilim karşısında ne de hukuk
karşısında savunulabilir bir yönü bulunmamaktadır. Siyasal
iktidar şaşırmış durumdadır. Ama bilmelidir ki; ülkesinin
mühendisini, mimarını, şehir plancısını gözden çıkararak
yasal düzenlemeleri gündeme getiren siyasal iktidarı,
bu ülkenin mühendisi, mimarı, şehir plancısı da gözden
çıkarmaktadır.
Mehmet SOĞANCI
TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı
|